İŞ HAYATININ DAYANILMAZ SİPÜRİTUELLİĞİ

 

 Yaşanan krizler sonrasında, şirketleri zorlayacak konuların başında çalışanların işe bağlılığı arttırmak  gelecektir. Görev ve sorumluluklara yeni anlayışlar getirmek, kişilerin sahip oldukları işe yeni anlamlar kazandırmak önem kazanacaktır. Dünyada ve Türkiye’de en son trendler gösteriyor ki üst düzey yöneticiler, CEO’lar ruhlarını şirketin ruhu ile özdeştiriyorlar. Aslında bunu hep yapıyorlardı. Farkında olanlar ilerledi. Kendisi  kazandıkça, şirketini de kazandırdı.

 Hepimizin bildiği ve anketlerde kanıtlandığı üzere sadece maaş, hoş yan paketler, hoş güzel iş ortamı çalışanlara kafi gelmiyor. Kişi öncelikle yaptığı işten gurur duymak istiyor. Bu arzusunu göz ardı ettiğinde ise işe olan ilgisi kayboluyor. Çalışanlar, işte kendilerini tatmin olmamış ve boş hissettiklerinde depresyon hali oluşuyor. Depresyon halinde olan kişi; heyecan ve coşku hissedemez, işten atılmamayı sağlayacak minimum gereklilikleri yerine getirir. Verilen görevleri mümkünse ret eder. Sorumluluğundaki işleri zamanında teslim etmez. Müşteri memnuniyeti azalır v.s.  v.s. Bu durum sipirituel alemde “ AKIŞTA OLMAMAK…..” olarak adlandırılmaktadır. Akıştaysanız Filozof Wu Wei – Woo Way ‘nun söylediği“ action without action/“aksiyon almadan aksiyon alma” durumu iş başındadır. Wu Wei; Kişinin düşünce ve fikirlerin arkasındaki mantığı bulma kavramı yerine, yaşanan çelişkinin arkasındaki gerçeğe yönelme kavramını ortaya koymaktadır ve buna “emeksiz/çabasız aksiyon” (effortless action) demektedir.

 EMEKSİZ/ÇABASIZ AKSİYON’ nun sırrı nedir ?

 Durumlar uygun değil ise işler aksamaya başlar. Doğru zaman geldiğinde ise size verilen görevi rahatça yaparsınız. Hiç sorun çıkmaz. O anın doğal akışını uygun hareket ediyorsunuz demektir.  Şüphenin izi yoktur. Bir sorun var ve çözümlenmiyor ise mutlaka bir sebebi vardır. “Olmuyor ise üzerine git uğraş, tüm engelleri kaldır sonunda çözümlersin“ anlayışı işlemez. Gerçekte doğru zamanda, doğru yerde değilsinizdir.

 Sipiritualitenin anlamını arayışta bulabilirsiniz. Bu arayış kişiye göre değişir. Sipiritualitenin iş hayatına girmesi; dinsel koşulların ortaya çıkması şeklinde algılanmamalıdır. İş hayatında ruhsal bilinç yaratmanın en önemli faydalarından biri de evrenin etkilerini doğal akışı içinde hissetme yeteneğini size kazandırmasıdır. Ekonominin durumu ne olursa olsun insanın potansiyeli tükenmez. Sınırsızdır. “ Dünya” ortak bilincin yansımasıdır. Sorunlarımızın tek çözümü yine ortak bilincimizde yatar.

 Mahatma Gandhi “ Dünyayı değiştirmenin tek yolu önce kendinizi değiştirmekten geçer” demiştir. Bu bizzat benim de yaşamımda deneyimlediğim bir sözdür. İş ve özel hayatınızda barışı hissetmek istiyorsanız önce kendinizden başlamalısınız. Dünyayı değiştiremezsiniz. Dünyayı nasıl gördüğünüzü, dünya ile ilgili algınızı ve yorumunuzu değiştirebiliriz.

 Ruhunuz, fiziksel bedenimizi, zihnimizi, duygusal bilincimizi iyileştirmez. Hasta bedeni iyileştirmez, çünkü ruh bedeni hasta etmemiştir. Ruh zihni iyileştirir, aslında bedeni hasta eden zihindeki suçluluktur. Ruhtan, maddi dünyadan bir şey istemek, ego tuzağıdır. Bu zihnimiz ile yapabileceğimiz bir şeydir. Bu eylemi ruha mal etmek, yanlış bir algılamadır. Ruh, dünyada bir şey yapmaz, sadece zihnimizde ve zihnimiz aracılığı ile yapar.

 Sipiritualitesiz gerçek hayat, vizyonu olmayan bir dünya demektir. Sipiritualite ise vizyonun maddeye dönüşmesidir ki bu da gerçek hayatta gerçekleşir. Sipiritualite, gerçek hayattan boşanır ise hem gerçek hem de sipiritual hayat zarar görecektir.  Peki ,

 –    Gerçek yaşam ile sipirituel yaşamın birbirini küçümsemeden beraber çalışmasını nasıl sağlayabiliriz?

–    Konuya şüpheli yaklaşan insanları sipiritualitenin onlara neler verebileceğine dair fikirlere açık olmalarını nasıl sağlayabiliriz?

–    Erdemli kişilerin yüksek dağlardan aşağıya inip gerçek yaşamda ellerini kirletmelerini nasıl sağlayabiliriz?

–    Sipiritualiteye yöneldiklerinde diğer çalışanların saygılarını kaybedecekleri düşüncesini nasıl yok edebiliriz?

Tüm bu soruların yanıtını aşağıda yanıtlamaya çalışacağım.

Eski bir Budist hikayesine göre aydınlanmış bir kadına “Farklı olan Nedir?” şeklinde bir soru yöneltmişler.  Kadın bu soruyu şöyle yanıtlanmış. “Aydınlanmadan önce odun kırar, su taşırdım”, “Aydınlandıktan sonra odun kırıp su taşıyorum” İş hayatında da aynı durum söz konusudur. Sipiritüelliği iş hayatınızda denemeye başladığınızda ve sonrasında değişen bir şey olmayacaktır. Sipirituelliğimiz ve işimizdeki tek değişiklik bağlantılarımızda olur. Sipiritüelitellik iş hayatında hatalar yapmanızı önlemez. Sizi göz ardı ettiğiniz durumlara yönelmenize ve yapmaktan kaçındığınız, uzak durduğunuz şeyleri yapmanız konusunda sizi cesaretlendirir. Sizi bencil olmaktan kurtarıp, kendinizi sevmeye yönlendirir.

 Sipiritüel olabilmek için dağlara monkların yanına gidip sakin, güzel, sessiz bir ortamda meditasyon yapmak gerekir mi? Ruhsal olmak için normal hayattan uzaklaşmak mı gerekir? Gürültülü, karmaşa ve zorluklarda sipirituelliği bulamaz mıyız? Tüm bu soruların yanıtı kocaman bir “HAYIR” dır. Her şey olurken kendimizin farkında olup ve deneyimlerimize göre kendi değerlerimizi oluşturup barış, huzur ve mutluluk içinde yaşamamız mümkündür. Sipirituellik ile iş hayatının bağlantısını gösterecek bir tanım vermek istiyorum.  

 “ Sipirituelite, kendimizi ve çevremizin evren ile (tanrı,kaynak, güç, nasıl tanımlıyorsanız bu cümle içinde onu yerleştirin) bütünleşmek, evrenin ruhunun, bu dünyada bedenleşmesine aracı olmak için kullanılan bir öğretidir. “   

İşin tanımının sadece para kazanmak olduğunu düşünmüyorum. Hatta bazı işlerin çok doyurucu ve anlamlı olduğunu düşünüyorum. Örneğin ben 1987 yılında iş hayatıma başladım ve 2001 senesine kadar eğlendiğim, kendimi bulduğum yegane yer işimdi. Orada yaşadığımı hissediyordum. Çok mutluydum. İş, hobi listemin en başında geliyordu. İşim bir yana, her şey bir yana gibiydi. Yeni sorumluluklar almak, projelerde yer almak ve onları sonuçlandırmak benim için vazgeçilmez bir zevkti. Bu deneyimimden yola çıkarak işi şöyle tanımlayabiliriz;

 “ İş, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek, evrenin sahip olduklarına daha da yakınlaşmak için kullandığımız bir araçtır. “

 Bu tanım; çalıştığınız iş, evde yaptığınız tamiratlar, temizlikler, ilgilendiğimiz çocuklarınız, akrabalarınız, arkadaşlarınızda sipirituelliğin izini bulabileceğimizi göstermektedir. Bir diğer anlatımla çöp toplayan işçiler, hemşireler, avukat, hakim, bankacı herkes daha iyi bir dünyada yaşamak ve sevgi, barış ve mutluluğun anlamına biraz daha yaklaşmak için çalışırlar. İşimiz bize ister iyi bir ödeme sağlasın, ister sağlamasın, ister oradayken çok mutlu olalım, ister stres içinde olalım, ister işimizden nefret ediyor olalım, bize sosyal statü sağlıyor olsun veya olmasın, tüm bu deneyimlerin kendisi sipirituelliktir.

 Sipirituelite ile işin tanımını birleştirerek, İşte Sipirituelliği tanımlayacak olursak; şöyle bir tanım ortaya çıkar;

 “ İşte sipirituellik,  evren ile bütünleşmek, tanrının ruhuna bu dünyada bedenleşmesi için aracı olmak ve dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek, tanrının sahip olduklarına daha da yakınlaşmak için kullandığımız bir öğretidir.  “

 İşte sipirituelliği sağlamak için, iş hayatında uygulanabilecek alıştırmalar geliştirilmelidir. Bu alıştırmalar, iş hayatının anlamını keşfetmemizi, sorumluluklarımızda dengeye, diğerleri ile iyi ilişkilerde bulunmamızı, doğru ve yanlışı ayırt etmemizi, değişiklikleri kabul etmemizi sağlayacak türden olmalıdır. İşte o zaman iş hayatında sipirituelliği kullanıyoruz diyebiliriz..

 İş hayatında var olan sipiritueliteyi göstererek 5 sorunun üzerinden gitmek istiyorum. Bu soruların yanıtları herkes için geçerli olup yanıtları kişiye göre değişebilir. Sorulara nasıl yanıt verdiğimiz sipirituelliğe olan yakınlığımızı gösterecektir.

 1-İşte Sipirituelliğin Anlamı Nedir ?

Bazıları sosyal statü için çalışır. Aktör, öğretmen gibi kişiler hayatlarını bir şeylere adarlar. Bazıları kendilerine kariyer oluşturma arzusu ile çalışma hayatına başlar. Bazıları yardım kuruluşlarında çalışırlar. Call center çalışanları gibi kişiler hizmet etmeyi sevdikleri için bu iş kolunu seçmiştir. Bazıları aile şirketinde çalışmayı seçer.  Bazıları işini sever, bazıları nefret eder. Tüm bunlar, insanların iş hayatında neler bulduklarının gösteren işaretlerdir. Bu işaretler sipirituel hayat dendiğinde neyi anladığımızı gösterir.

 2-Diğerleri ile Nasıl  İlişkide Bulunuruz?

İşte tek başına değiliz. Hepimizin patronu, iş arkadaşları, danışmanı, müşterileri, çalışanları, tedarikçileri ve rakipleri var. Bunlarla nasıl ilişkide bulunduğumuz sipirituel hayatımız hakkında ipucu verecektir. Temelde, diğerlerine arkadaşça davranmanın daha sağlıklı olacağını biliriz. Ancak iş hayatında bu kural bazen çalışmayabilir.

 Bazıları iş hayatında illegal iş yapmaktan kaçınır. Bazıları  doğruluk ve dürüstlüğün iş hayatında daha derin olması gerektiğini düşünür ve sadık olmanın öneminden bahsederler. Ancak müşteri, tedarikçi, çalışan ve iş arkadaşlarının tamamen sadık olduğunu düşünmek güvenli olmayabilir. Dürüstlük ve hakkaniyetin normal bir uygulama haline gelmesi nasıl mümkün olabilir? sorusunun yanıtını, iş hayatındaki sipirituellik verebilir. Çalışma hayatında bazı yöneticiler vardır. Ne olur ise olsun sizi dinler sonra yanıtlar. Yanlışlarınızı düzeltirken naziktir. Sabırlı ve toleranslıdır. Tutkulu ama duygusal değildir. Dinlemeden karar vermez. Değişimlere açıktır. Bu kişi aslında kendisine nasıl davranılmasını istiyor ise o şekilde hareket ediyordur. Ya Siz ?

 3- Hayatımızı Nasıl Dengeliyoruz ?

Hepiniz işinize, ailenize, arkadaşlarınıza, topluma karşı kendinizi yükümlü hissedersiniz. Yükümlülüklerinizi yerine getirirken onlara ayıracağınız zaman, enerji ve kaynağı  belirlerken aldığınız kararların dayanağı önemlidir. Bazı kişiler parayı güç ve itibar olarak görürler ve yaşamlarının çoğu zamanını işte geçirirler. Bir de bakarlar ki iş kolik olmuşlardır. İşlerini her şeyin başına koyarlar. Bazıları seçimlerini yaparken yaratıcılığı, sevgi ve dengeyi göz önünde bulundururlar. Bu önceliklere uygun konulara yönelirler. Güç ve para kazanmak için iş değil, değişik insanlar tanımak ve ruhumuza iyi gelecek hobilerle de ilgilenmek isteyebilirsiniz. Birbirinden farklı konularla ilgilenme hissiniz sizin sipirituelliğinizi de belirliyor olacaktır.

 4- Neyin Yanlış, Neyin Doğru Olduğunu Nasıl Belirliyoruz ?

İş hayatında doğru ve yanlış birbirinden ayırt etmek, işteki etik kurallara bağlıdır. Genelde etik kurallara aykırı olan şeyler yapılmaz ret edilir. Bazı konular vardır ki gri alanda kalırlar. Örneğin müşteri her zaman haklı mıdır? Nereye kadar çalışmalıyız? Bu soruların yanıtı önceliklerimize ve kişisel değerlerimiz ne olduğuna bağlıdır ki bu da sipirituellikle bağlantılıdır. İş hayatında yanlış ve doğru sahip olduğumuz güçle de bağlantılıdır. Patron veya üst düzey yönetici iseniz güven oluşturma ve kar sağlama her zaman ilk plandadır. Düşük pozisyonlardaysanız doğru ve yanlışın anlamı değişir. Güç sahibi olmak isteyen bazı üst düzey yöneticiler, etik kurallar uygulanamaz hale getirebilir. Her ne pozisyonda olursak olalım, yanlış ve doğruyu belirlerken etik çıkmazları sipirituelliğimizle aşabiliriz.

 5-İş Hayatında Sürekliliği ve Değişikliği Nasıl Sağlarız ?

Bankalar, devlet kuruluşları, fabrikalar, çiftlikler iyi bir şekilde işleri sürdürebilir olmalılar. Çok kar etmek, daha verimli çalışmak, şirketin işlevsel olduğunuzu göstermez. Bazen çalışan kişilerin potansiyeli ile üretkenliği dikkate alınmayabilir. Bir kuruluşun iyi bir işlevi var ise bu işlevselliğini devam ettirmek önemlidir. İşlevsel olmayan bir kuruluşta ise değişiklik yapılması gerekebilir. Değişiklikler bazen karışıklıklara sebep olabilir bazen de çok rahat adeta fark edilmeden gerçekleşebilir. İşte bu durumda çalışırken en derin sipirituel değerlerimizle bağlantıda kalarak yapabileceğimizin en iyisi yapmışız demektir.

Reklamlar
Published in: on Nisan 27, 2011 at 7:38 pm  İŞ HAYATININ DAYANILMAZ SİPÜRİTUELLİĞİ için yorumlar kapalı  
%d blogcu bunu beğendi: